F-16 savaş uçakları General Dynamics şirketi tarafından Amerikan Hava Kuvvetleri’nin hafif avcı uçağı gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. İlk uçuşunu 2 şubat 1974’de başarıyla tamamladıktan sonra 17 ağustos 1978’de ilk F16’lar ABD Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmeye başlanmıştır. Üretildikleri dönemde bir çok yenilik içermekte olan bu uçaklar özellikle F15 ve F111 uçaklarındaki başarılı sistemleri bir arada bulundurmasıyla çok teknolojik bir hava aracı haline gelmişti. Yüksek manevra kabiliyeti, modern dijital sistemleri, geniş hava giriş deliği, kullanım rahatlığı(G kuvveti için), geliştirilmiş bilgisayar kapasitesi, gelişmiş turbofan motoru ve kolay üretilebilmesiyle başarısını tüm dünyada kanıtlamıştır. Dünyada en fazla sayıda üretilen 3. savaş uçağı niteliğindedir. 4400 adet savaşan şahin General Dynamics ve üretim hakkını 1990 yılında satın alan Martin Lockeed şirketi tarafından üretilmiştir. Türkiye ile birlikte 26 ülke tarafından kullanılmaktadır ve Türkiye bu kapsamda en fazla F16 barındıran Avrupa’da 1. dünya genelinde ise 3. ülke konumundadır.

TARİHİ VE GELİŞİMİ

Savaş uçakları üretildiklerinde genellikle 50-60 yıllık dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde üretilirler. 1970’ler de üretilmiş bir otomobil klasik kabul görürken savaş uçakları için bu geçerli değildir. Gelişimleri tasarlandıkları yıllardan itibaren başlar ve kullanım dışı olacakları yıllara kadar devam eder. Başka bir deyişle sürekli güncellenme halindedirler. F-16 gibi hava araçları içinde durum aynıdır. İlk üretilen prototip versiyon YF-16 (1974) ile günümüzde ki en gelişmiş F-16V (2012) arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.
İlk F16’lar tanıtıldığında bazı özellikleri fazlasıyla göze çarpıyordu. Bunlardan biride dünyada ilk kez bir savaş uçağı kullanıcısına 9G gibi büyük bir G kuvvetine dayanabilme olanağı tanıyor olmasıydı. Bunun için tasarımcılar bu yeni uçak için bazı farklılıklar yapmak zorundaydılar. Tasarımcılar dahiyane bir fikirle pilot koltuğunun geriye doğru 30 derece yatık tasarlamayı denediler. Sonuç başarılıydı. Önceki modellerden farklı olarak kontrol kolunu orta kısımdan sağ kısıma taşınmasıyla kullanım daha rahat hale gelmişti. Ayrıca tasarımcılar pilot bölmesi camına da müdahale ederek önceki modellere göre geliştirmeler de bulundular. Cam kabarık bir şekilde tasarlamıştı ve su damlası şeklini almıştı. Buna ek olarak camda ufak miktarda boyama işlemi uyguladılar. Bir diğer gelişme ise head-up ekranının eklenmesiydi. Artık pilotlar aşağı kısımlardaki ekranlara bakmasına gerek kalmadan ileriye baktığı noktada bilgi akışını görebilmekteydi. Bu özellik günümüzde bazı otomobillerde de kullanılmaya başlamıştır.  

MODELLER VE BAŞLICA BLOKLAR ÜZERİNDE Kİ YENİLİKLER

F16 savaş uçakları diğer bir çok ABD savaş uçağı gibi modeller halinde üretilmektedir. Modeller arasında teknolojik ve fiyat farklılıkları bulunur. Modeller içerisinde ise zamanla gelişen teknolojiyle beraber yapılan güncellemeler sonucunda bloklar ortaya çıkmıştır.

MODEL BLOK
F-16 A/B 1-20
F-16 C/D 25 /32/ 42
F-16 C/D 30 / 40
F-16 C/D 50
F-16 C/D 52
F-16 E/F 60
Yukarıdaki tablo modeller içerisinde ki blokların gelişimini göstermektedir. 1978’de ABD Hava Kuvvetleri’ne ilk teslim edilen model F-16 A/B blok 1 modelidir. C ve D modelleri A ve B modellerine göre daha gelişmiştir. F-16 E/F blok 60 ise var olan en gelişmiş F-16 dır. Tabloda yer almayan V modeli ise en gelişmiş F16 halini alacaktır. Bu gelişim sürecinde başlıca yer alan bloklara ve yeniliklerine aşağıda yer verilmiştir.
BLOK 15

En çok üretilen model olma özelliğindedir. Bu üretilen modellerin çoğu aktif kullanımdadır. Yapılan en önemli geliştirme yatay kuyruğun yüzde 30 daha büyük olmasıydı. Bu sayede F16’lar daha yüksek stabilite, kontrol yetkisi ve saldırı açısı kazanmış oldu. Radar üzerinde geliştirilme yapıldı artık dost ve düşman uçaklarının kimliği tespit edilebiliyordu. Aynı zamanda yangın kontrol ile mühimmat kontrol bilgisayarı daha iyi hale getirildi. Üretilen en son blok 15 Tayland için 1996 yılında üretilmiştir.

BLOK 25

1984’de kullanılmaya başlanmıştır. Gece operasyonları için daha iyi hale getirildi. AN/ APG-68 radarları takıldı. AN/ APG serisi radarlar diğer üst modellerde de kullanılmıştır. Head-up display daha geniş hale getirilmiştir. İki adet baş aşağı fonksiyonel ekran eklenmiştir. Motorda için ise mevcut motor üzerine yeni bir biçimsel düzenleme yapılmıştır.

AN/APG-68 radarı



BLOK 30/32
 
İlk teslimatları 1987 yılında yapılmıştır. Bu blok serisinde göze çarpan en önemli güncelleme yeni motor seçenekleri üzerinde olmuştur. F-110-GE-100 daha yüksek itme gücü sağlayan yeni motordur ve bu motorun sıkıştırmak üzere daha fazla havaya ihtiyaç duymasından dolayı ön kısımdaki hava alığı büyütülmüştür. Bir diğer önemli gelişme ise yüksek hızlı anti-radyasyon olan AGM-88A füzelerini taşıyabiliyor olmasıdır. Uçağın bilgisayarı üzerinde de güncelleme yapılmıştır bu sayede bilgi hafızası artırılmıştır. Yeniliklerinden bir diğeri de bu seri önceki serilere göre 2 kat daha fazla flare ve chaff (güdümlü füzeler için koruma sağlamaktadır.) taşıyabiliyor olmasıdır.

F-110-GE-100 model jet motoru
BLOK 40/42

Bu seri F16 gelişim süreci içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu blok serisi F16’lara her türlü hava koşulunda ve gece hassas operasyon yapabilmeyi getirmiştir. Bunun için iniş takımları kuvvetlendirilmiş ve uzatılmıştır bu sayede LANTIRN(Türkçe açılımı: düşük irtifa navigasyonu ve gece için kızılötesi hedefleme)Pod, gelişmiş radar ve GPS alıcısı eklenmiştir. Ayrıca APG-68 radarının v5 versiyonu takılmıştır ve bu radar LANTIRN sistemle koordineli olarak çalışmaktadır. Tüm bu yenilikler sayesinde F16’lar gece operasyon yapabilme ve hareketli hedefleri vurabilme yeteneği kazanmıştır. Ek olarak tüm bu sistemin bir parçası halinde çalışan pilotlar için gece görüş gözlüğü ve veri iletme kanalı eklenmiştir. Karadaki havacı askerler tespit edilmiş hedefin konum bilgisini bu sistem vasıtasıyla bölgedeki savaş uçaklarına iletirler ardından bu hedef bilgisi silah sistemi bilgisayarına ve uçaktaki ekranlara düşer. Pilot ekrandaki hedeflenmiş bölgeye tek bir düğmeyle saldırıyı düzenler. Bu seri için gece şahini lakabı verilmiştir. ABD tarafından yalnızca 5 ülkeye ihraç edilmiştir.

F-16 gece operasyonlarından bir görüntü
BLOK 50/52

1991 yılında ABD ordusuna ilk teslimatı yapıldığında en göze çarpan yeniliği daha yüksek itiş gücüne sahip motorlardı. GE-F110-GE-129 ve PW-110-PW229 motorları yeni seride kullanılmaya başlanmıştır. Mevcut radarlar üzerinde iyileştirmeler yapılmıştır. APG-68 radarlarının V9 sürümüne geçilmiştir. Yeni sürüm algılama menzilini artırarak hedef tespiti yeteneğini artırmıştır. Uçağın silahlandırılmasıyla ilgilide bazı düzenlemelere gidilmiştir. Blok 50/52’ler 4 adet AGM-88 füzesi taşıyabiliyordu ve ayrıca AGM-84 (anti- gemi füzesi) füzeleri tamamıyla entegre bir biçimde kullanabiliyordu. Bu serinin 1996 yılından sonra üretilen uçaklarında ekranlar, video kaydedici ve modüler görev bilgisayarı renkli hale getirilmiştir. Son olarak bu seri ülkemiz adına da önemliydi çünkü 3 farklı ülkedeki üretim hatlarından biride Türkiye’deydi. Günümüzde sadece ABD’de aktif üretimi yapılmaktadır. 

 

BLOK 60

Kullanımda olan en gelişmiş F16 serisidir. Bu seri farklı olarak Lockeed Martin şirketi tarafından değil Northrop Grumman şirketi tarafından geliştirilmiştir. Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebi üzerine üretilmiştir ve yalnızca BAE hava kuvvetlerine satılmıştır. Bu yönüyle ABD basınında ilk kez üretilen daha iyi bir F16 orduya verilmeden önce dış ülkeye satılmıştır şeklinde yer almıştır. Bu seri çöl şahini ismiyle de anılmaktadır. Serinin güncelleştirmelerin de bir çok otomatik sistem bulunmaktadır. Oto-pilot, oto-gaz ve otomatik zemin çarpışma sistemi bunlardan bazılarıdır. Ayrıca elektronik harp sistemi göze çarpan önemli yeniliklerdendir. Bu sistem pilotlara durumsal farkındalık sağlamakla beraber tehlikenin uyarısını ve konum bilgisini alabilmeyi mümkün hale getirmiştir. Güncellemeyi üstlenen şirket tarafından geliştirilen APG-80 radarları önceki versiyon radarlardan daha yüksek menzilde durum bilgisi sunmaktadır. Ek olarak bu yeni radarlar sürekli çalışıp birden fazla hedef takibi yapabilmektedir. Motor konusunda ise önceki versiyonlarda olduğu gibi yine bir yükseltme yapılmıştır. Blok 60’lar itiş gücünü yeni F110-GE-132 motorlarından almaktadır. Bu motorlar 144Kn gibi oldukça yüksek motor gücüne sahiptir. Bu sayı ilk F16’lar da kullanılan motorlarda ise 106Kn’dir. Mühendisler gereken yakıt ihtiyacını karşılamak üzere gövde üzerinde yaptıkları değişiklilerle beraber yakıt kapasitesini 2045 litre artırmayı başarmışlardır.
 
F-16 Blok 60 BAE hava kuvvetleri
F16 V (Viper)
F1-6 V en gelişmiş F-16 olma özelliğini taşıyacaktır. 2012 yılında ilk kez Singapur’da bir askeri fuarda tanıtılmıştır. Yeni serinin ismi ABD’li pilotların F-16 için sıklıkla takma isim olarak adlandırdıkları “viper” den gelmektedir. Bu yeni seri olağanüstü özelliklere sahiptir. 1500 km/s hızla gidebilen mevcut F-16’larda ki hız bu seriyle beraber 2400 km/s’den fazla hıza ulaşabilmektedir. Bir diğer önemli geliştirme ise F22 Raptor ve F35 Lightning II’ler de kullanılan radarların kullanılmasıdır. Bu radarlar mekanik olarak değil elektronik olarak tarama yapabilmektedir. Bununla beraber ikaz cihazı, alıcı ve işlemci tek bir taşınabilir birim üzerinde buluştular. Daha erken hedef tespiti, iz sürebilme ve uzak mesafelerden yaklaşan hava aracının kimlik tespitini yapabilme mümkün hale gelmiştir. Bu geliştirmelere ek olarak kokpit içerisine merkezde yer alan yeni bir ekran(center pedestal display), daha gelişmiş görev bilgisayarı ve diğer görev sistemleri getirilmiştir.

Center Pedestal Display

TEKNİK ÖZELLİKLER VE MÜHİMMATLAR

 

F-16 C/D modelleri esas alındığında;
Uzunluk: 15.3 m
Yükseklik: 5.09 m
Kanat açıklığı: 10 m
Boş ağırlığı: 9.207 kg
Azami irtifa: 50,000 feet (15 km) üzerinde
Motorun itiş gücü: 27.500 pound (12150 kg)
Hız: 1500 mph
En yüksek kalkış ağırlığı 37.500 pound (16875 kg)
Harekat menzili
F-16 C modeli için aşağıdaki ağırlık ve yakıt esas alındığında;
907 kg’luk 2 adet bomba + 2 adet AIM-9 füzesi (birim 88 kg) + 3937 litre harici yakıt
1370 km harekat menzili vardır.
Uçabileceği maksimum mesafe: 3900 km üzerinde
F16 kullanabildiği mühimmat çeşitliliği açısından oldukça taktisel bir savaş uçağıdır. Tarihsel gelişim kısmında da bahsettiğimiz gibi yıllar içerisinde mühimmat envanteri çeşitlenmiştir. Uygun mühimmat kullanıldığı taktirde etkisiz hale getiremeyeceği hedef yoktur. Köprüler, yer altı sığınakları, depolar, binalar, gemiler, zırhlı araçlar, uçaklar ve helikopterler üzerinde kullanabilecek her türlü etkin mühimmatları taşıyabilir.
 
F-16’ların kullandığı bazı parça ve   mühimmatlar

 

 

F-16 VE TÜRKİYE

 
1983 yılında dönemin Türk Hükümeti hava kuvvetlerinin caydırıcı gücünü artırmak ve uçak envanterinini modernize etmek amacıyla mevcut F5 Freedom ve F104 Starfighter uçaklarını yeni nesil F-16 savaş uçaklarıyla değiştirmeye karar vermişlerdir. Yapılan teklifler sonucunda ABD’li şirket teklifi kabul etmiş ve anlaşma için el sıkılmıştır. Anlaşma sonucunda 132 adet C model ve 28 adet D model F-16 Türk tarafına satışı gerçekleşmiş, Türk pilotlarının ABD’de F16’lar için eğitim görmüş ve uçakların 4 tanesi hariç montajı Türkiye’de yapılmıştır. Bu gelişmelerle beraber uçakların imalatı için TAI şirketi kuruldu. 1987 yılında ilk teslimatlar yapılmıştır. Bu tarihten sonra hızla üretim devam etmiş ve TAI’de toplam 276 adet F16 üretilmiştir. Bu süreçten sonra uçakların modernizasyonu ve yeni mühimmat ve teknolojik sistemlerin entegrasyonu TAI tarafından yapılmıştır. F16’lar Türk Hava Kuvvetleri’nin en modern avcı uçaklarıdır. Dünya üzerinde kabiliyetini kanıtlamış bu uçaklar caydırıcı gücü yüksek uçaklardır. Uçakların 1987’de ki ilk teslimatından sonra gelişimleri ordumuz tarafından takip edilmiş ve uygulanıştır. Gerek blok serilerinin güncellemeleri gerekse de yurtiçi imkanlarla yapılmış bazı düzenlemeler bu uçakları günümüz savaş teknolojileri içerisinde güncel halde tutmuştur. THK gece operasyon yapabilme ve havada yakıt ihmali gibi az sayıda ordunun sahip olduğu özellikleri yapabilmesiyle F-16 kullanan bazı diğer ülkelere karşı fark oluşturmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir