Reaktif Zırh Teknolojisi

 Reaktif zırh teknolojisi zırhlı araçların savunma yönünü güçlendiren önemli bir zırh çeşididir. II.Dünya Savaşı‘ndan itibaren gelişen anti-tank silahlarına karşı bir çözüm olarak geliştirilmiştir. SSCB savaş sonunda zırhlı araçlar için savunma gücünü artıracak çalışmalarda bulunmuştur ve 1949 yılı içerisinde bir Rus bilim araştırma enstitüsü tarafından reaktif zırh adına bazı teoriler ortaya konmuştur. Gelecek dönemlerde akademisyen olan Bogdan Vjacheslavovich Voitsekhovsky konuyla ilgili çalışmalar yürütmesine rağmen test ürünlerinin çoğu yetersiz teorik eksiklikler sebebiyle başarısız olmuştur.

Mısır kuvvetlerinin İsrail tanklarını ATGM sistemleriyle imha etmesi sonucunda ilgili çalışmalar bir Alman araştırmacı tarafından ele alınmış ve metalik olmayan, düşük ağırlığa sahip yeni bir zırh çeşidi ortaya çıkmıştır. Ana zırh üzerine modüler biçimde yerleştirilen sistem diğer ek zırhların aksine tankın profilininde ve ağırlığında önemli bir artış oluşturmamaktadır. Esasında bir çeşit patlayıcı olan reaktif plakalar merminin temasıyla karşıt patlama oluşturur ve sonucunda kuvvetli şok dalgası meydana gelir. Bu durum merminin ana zırh üzerinde oluşturacağı etkiyi azaltmaktadır ya da tamamen ortadan kaldırmaktadır.

İlk kez İsrail’in Centurion ve M-60 tanklarına entegre edilen reaktif zırhlar 1982 Lübnan savaşında kullanılmıştır. Savaş içerisinde sistem başarıyla tankları HEAT ve yüksek patlayıcı mermilerden korumayı başarmıştır. Bu sayede reaktif zırh teknolojisi diğer ülkelerin ilgisini çekmiş ve İsrail dışında ilk defa Rusya 1980’lerin ortasında başlayarak bu sistemi bazı tanklarına entegre etmiştir. Ardından diğer bir çok ülke reaktif zırhları geliştirerek kendi modellerini ortaya koymuştur. Dolayısıyla reaktif zırhın çeşitleri artmıştır ve gelişen ATGM teknolojisine göre sürekli bir kademe ötesi tasarlanmıştır. Bu modeller başlıca ERA, SLERA, CLARA, NERA ve NxRA olarak modern tanklarda kullanılmaktadır.

Rus mühendisleri tarafından en son geliştirilen ERA olan Kontakt5 reaktif zırh modeli daha kalın dış tabakalara ve patlayıcıya sahiptir. T-90 gibi tanklarda kullanılan sistem standart reaktif zırhlardan daha başarılıdır. Fakat reaktif malzemenin kalınlığı mermiye karşı daha güçlü etki etse de patlama sonrası oluşan şarapnel parçalarını daha tehlikeli hale getirmektedir. Bu sebeple diğer araç ve piyadeler belirli mesafelerde uygulamanın yapıldığı tanka yaklaşabilmektedir.

Genel olarak reaktif zırhların isabet aldığında parçalanması tankları çoklu saldırılara karşı savunma gücünü düşürmektedir. Bunun için tasarımcılar patlayıcı içermeyen reaktif zırh üzerinde çalışarak NERA ve NxRA modellerini geliştirmişlerdir. Birbirine yakın prensiple çalışan bu iki sistem diğer reaktif zırhların aksine parçalanmadığı için yeni bir saldırı anında koruma görevini sürdürür. Mermi zırha isabet ettiğinde dış plaka etkiyi emerek iç kısımda basınç oluşturur ve bu basınç sebebiyle iç kısımdaki plakalar şekil değiştirir. Bu sayede merminin darbe noktası yer değiştirdiği için penatrasyon daha zor hale gelir. Bu reaktif zırh teknolojisi patlayıcı olanlara göre daha az savunma sunmaktadır fakat daha hafif olması ve tank çevresindeki piyadelere düşük tehlike oluşturması sebebiyle tercih edilir.

Merkava tankı üzerinde NERA uygulaması

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir